Aylar sonra ilk defa haberleri izledim bu sabah; kutlama yapan insanları, konuşan siyasetçileri..
Şunu kabul etmeliyiz ki, gerçekten çok bilinçsiz, çok cahil, ne yaptığını bilmeyen hatta kendini bile bilmeyen, aklı başında olmayan ve zaten hiç olmamış, yani kendi hayatının kontrolünü ele alıp, o bedeninin içinde gerçekten bilinçli bir halde hiç bulunmamış körkütük cehalet sarhoşu, en iyi ve hatta tek yaptığı şey korkmak olan ve hayatı bu korkunun otomatik tepkilerini vermekten ibaret olan insanların büyük çoğunlukta olduğu bir ülkede yaşıyoruz.
Bu gerçeği kabul etmek gerek; kızsak da, yargılasak da, hatta acısak da bu böyle.
Çok daha farklı bir ülkede dünyaya gelmeyi de seçebilirdik, ama buradayız.
Bu ülkenin kolektif bilincinin etki alanındayız ve varlığımızla yine o bilince katkıda bulunuyoruz.
Tüm bunlar içimizdeki en derin karanlığın dışavurumları, sembolleri olsa da, kabul etmek, yüzleşmek çok da kolay olmasa da bu böyle.
Yine de kendime hatırlatıyorum.. Geriye doğru çekilmiş o son noktaya daha gelmemiş demek ki çoğunluk.. Bunca cehalet, bilinçsizlik, başka türlü nasıl bilgiye, bilince dönüşecek, hayatı korkulardan ibaret olanlar cesareti başka türlü nasıl öğrenecek? Birazcık daha gerilmek lazım demek ki...
''Sevginin karşıtı korkudur; fakat her şeyi kuşatanın karşıtı olamaz. Gerçeğin karşıtı yoktur; başlangıcı ya da sonu yoktur; sadece 'var'dır.''
2 Kasım 2015 Pazartesi
27 Ekim 2015 Salı
Kalpten Konuşmak
Zihin ne söylerse söylesin ya da bedenin kimyası hangi duygulara neden olursa olsun, kalbini dinleyen ve ruhuyla hisseden birisi için, bunlar yüzeyde kalacaktır.
Tüm bu etkiler suyun yüzeyindeki dalgalar gibi, derine ulaşamadan bedeni yalayıp geçecek, kişinin farkındalık alanına girse de, yine de gerçek olarak sadece o en derinde, ruhunda hissettiği kalacaktır.
Böyle birisi için, gerçek olan tek şey kalbinin söylediğidir ve o bu düzeyden, içindeki gerçeklikten hareketle konuştuğu zaman, söyledikleri kendi fiziksel bedeninden bile daha gerçek olacaktır..
Tüm bu etkiler suyun yüzeyindeki dalgalar gibi, derine ulaşamadan bedeni yalayıp geçecek, kişinin farkındalık alanına girse de, yine de gerçek olarak sadece o en derinde, ruhunda hissettiği kalacaktır.
Böyle birisi için, gerçek olan tek şey kalbinin söylediğidir ve o bu düzeyden, içindeki gerçeklikten hareketle konuştuğu zaman, söyledikleri kendi fiziksel bedeninden bile daha gerçek olacaktır..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)